Üye Girişi
Şifremi Hatırlat Şifremi Hatırlat
| |
Yeni Üyelik Yeni Üyelik

Sivas - KoyulhisarSivas - Koyulhisar
YENİCEYENİCE
KöyüKöyü
wwwwww
yenicekoyyenicekoy
comcom


        TARIK POLAT
        DERNEK BAŞKANI



BAŞKAN´DAN BAŞKAN´DAN

Dernek
Derneğimiz Derneğimiz

Eklenti Kur
Radyo Radyo


Basın Bülteni Basın Bülteni

Kaydol
E-Bülten E-Bülten

EtkinlikEtkinlik Kayıt Formu Kayıt FormuEtkinliklere kaydolmak için tıklayınız
CanlıCanlı Yayın Yayın
UlaşımUlaşım Krokisi Krokisi
DavetDavet Bölümü BölümüTanıdıklarınızı çağırın sitemizi canlandırın
SohbetSohbet Bölümü BölümüDolu dolu ve hoşça vakit geçirmek için
İletişimİletişim Formu Formuinfo@yenicekoy.org twitter.com/yenicekoy

Reklamlar Reklamlar

YÖREMİZİN TARİHİ

Devlet Arşivlerinden Bir Belge

 

Dâhiliye Nezâret i Celîlesine
Devletlü efendim hazretleri

Giresun´un Kulakkaya´ya iki sâat mesâfedeki Melet yaylasına asker elbisesini lâbis yirmiyedi kişilik bir çete gelerek Karagöl yaylasındaki ahâlîye taarruz edip bir kaç sâat müsâdeme vâki olması üzerine Keşab Takım kumandanı maiyyetinde otuz kişiden mürekkeb bir nizâmiyye müfrezesi mahall i vakaya izâm kılınmış Melet ve İnâyet yaylalarında nezdlerinde müsâfir kaldıkları Fatsalı zâde Tevfîk ve Anastasi Ağa nâmlarında eşhâs mezkûr çetenin bir zâbit kumandasında asker firârîleri olduklarını söyledikleri hâlde lede´t tahkîk Rusya´dan gelip Niksar ve Erbara istikâmetlerine doğru gitmekde olan çete efrâdının Rum ve Ermeniden mürekkeb tahmînen otuz kadar şakî oldukları anlaşılmasıyla takîblerine devâm eden müfreze mezkûr çeteye Sisorta Yaylası´nda tesâdüf ederek vâki olan müsâdeme netîcesinde hüviyyetleri mechûl ve gayr i müslim dokuz kişinin meyyiten derdest edilmiş olduğu ve o civârdaki ormana ilticâ eden rüfekâ yı sâiresinin takîbâtına devâm edilmekde bulunduğu ve hilâf ı hakîkat mar16;lûmât veren Tevfîk ve Anastas Ağalar haklarında muâmele i kânûniyyenin îfâsına tevessül edildiği Vilâyet Jandarma Alay Kumandalığı ifâdesiyle arzolunur. Ol bâbda emr ü fermân hazret i men lehü´l emrindir.

Fî 28 Şevvâl, sene [1]337 ve Fî 24 Temmuz, sene [1]335
Trabzon Vâlîsi Vekîli
Defterdâr
(mühür)

 

 

ŞARKİ KARAHİSAR VE CİVARINDA AKKOYUNLU DEVLETİ  İZLERİ


XVI. yy Osmanlı taşra teşkilatında Karahisar-ı Şarki Livası adını alan idari birim bugün Giresun, Gümüşhane ve Sivas illerindeki bazı ilçelere tekabül etmekteydi. Giresun’dan Şebinkarahisar, Alucra, Çamoluk (Mindeval); Gümüşhane´den Şiran; Sivas´dan Koyluhisar, Ortakent (Sisorta), Suşehri, Akıncılar (Ezbider), Gökçekent (Naiblü) ve Gülova (Agvanis) ilçeleri Kara-hisar-ı Şarki livasına dahil edilmişti. Hemen pek çok yerde olduğu gibi burada da nahiye, köy, çiftlik ve mezraa gibi ünitelerden bir kısmının boy, oymak ve şahıs adlarını taşıdığı görülmektedir ki, Karahisar-ı Şarki Livası´nda Akkoyunluların mensup olduğu Bayındır boyunun ismine çok az rastlanmaktadır.

Karahisar-ı Şarki yani Şebinkarahisar ve civarı Osmanlılardan önce Akkoyunlu hakimiyetindeydi. Tarihi Otlukbeli savaşından hemen sonra şehir Osmanlı kuvvetleri tarafından muhasara edilmiş ve kaleye Akkoyunlular adına sahip olan Darab Bey mukavemet etmeden bağlılığını bildirmişti. Akkoyunluların Anadolu´ya gelişleri ve ilk yerleştikleri yerler hakkında hala tatmin edici izahlar getirilememiş ise de onların Tur Ali Bey´den itibaren umumiyetle Trabzon´un güneyinde göründükleri ve bu şehri birkaç defa muhasara ettikleri bilinmektedir.

 

Tapu Kayıtlarına Bir Bakış

XVI yüzyılda Karahisar-ı Şarkî Sancağının alt birimlerinin Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü arşivilerindeki Tahrir Defterlerine göre listesi

Kaza-ı Karahisar-ı Hasan Dırazi

l- Nefs-i Karahisar: nam-ı diğer Kögoniye Nahiyeler : Şiryan / Mandaval / Elbegi / Akmera ve Kavata ve Kevase / Melense / Gevezid / Emlak / Akşehir-âbâd / Suşehri / Koyulhisar / Hasan-keriş / Aslu / Firuz? / Nâyiblü / Sisorta / Şahne-çemeni.

 

XIX. yüzyıl başında Suşehri´nin idarî birim olarak bağlı olduğu Karahisar-ı Şarkî sancağı hâlâ Erzurum Eyaletine bağlı görünmektedir. Bu dönemde örneğin Erzincan, Kelkit, Kuruçay da Erzurum eyaletine; Amasya, Divriği ise Sivas eyaletine bağlıdır.

 

XIX. yüzyıl ortalarında verilen Eyalet, Kaza ve Nahiye listeleri dikkate alındığında Karahisar-ı Şarki Trabzon Eyaletine bağlı bir sancaktır. (Bu dönemde örneğin Gümüşhane ve Ordu da Trabzon´a; Amasya, Divriği Sivas´a bağlıdır.)

 

Hicri 1273 yılı (l Eylül 1856 - 20 Ağustos 1857) Devlet Salnamesi Karahisar-ı Şarki Livası´nın kazalarını 10 tane olarak göstermiştir: Karahisar-ı Şe-bin / Nevahi-i Yakacık ve Akşehir Abâd ve Tamzara / Nahiye-i Suşehri / Koylıhisar / Iskefsir / Milas / Sisorta Mea Naiblü / Alucara (Alucra) mea Manzaval / Ma´din-i Erbaa / Kırık.

1876 sonlarında yayınlanan (Hicri 1294) Salname´de Karahisar-ı Şarki 5 kazası ile birlikte Sivas Vilayeti´nin 3 sancağından biri olmaktadır. Örneğin bu Salname´de (1876) Erzincan sancağı 5 kazası ile Erzurum´a, Gümüşhane Sancağı ise 3 kazası ile Trabzon´a bağlanmıştır.

Osmanlı Devletinde pek çok yenilik ve değişiklik hareketlerinin başladığı ve sürdüğü düşünüldüğünde vilayetlerin idarî bölünüşü de bundan nasibini almış gözükmektedir. 29 Ocak 1908 tarihli Salname´de durum şöyledir: Gene Karahisar-ı Şarki Sancağı 4 kaza, 12 nahiye ve 733 köyü ile Sivas Vilayetindedir. Sivas´ın o zamanki diğer sancakları ise Sivas (merkez), Amasya ve Tokat´tır.

 

CUMHURİYET DÖNEMİ

 

1923 yılı sonlarında düzenlenen vilayetler listesi 74 vilayeti içermektedir. Şabinkarahisar (Karahisar-ı Şarki adını Atatürk 12 Ekim 1924 tarihinde değiştirmiştir) da Suşehri, Alucra, Mesudiye ve Koyulhisar kazalarını bünyesinde bulundurarak pek çok Osmanlı Sancağı (Liva) gibi vilayet olmuştur.

Ağvanıs (Gölova) ve Ezbider (Akıncılar) Suşehri kazasının bir nahiyesi olarak 1933 yılı Mart ayına kadar Şebinkarahisar vilayetine bağlı bir nahiye olarak idari taksimatta yerini alırken daha sonra Şebinkarahisar vilayetinin lağvi edilmesiyle Sivas´a bağlanmıştır.

 

ŞEBİNKARAHİSAR´IN VİLAYETLİĞİNİN KALDIRILMASI

 

Bölgede önemli bir idarî değişiklik olan Şebinkarahisar´ın vilayetliğinin kaldırılmasına ilişkin kanun gerekçesi şöyledir:

Şebin Karahisar vilayet merkezi iken bu vilayetin ilçe haline getirilmesi hakkındaki kanunun esbab-ı mucibe layihasının 10. maddesi: Şebinkarahisar 1933 senesine kadar vilayet merkezi iken bu vilayetin lağvi ve Şebinkarahisar´ın kaza haline getirilmesi ile ilgili olup 20 Mayıs 1933 tarihli ve 2411 sayılı Resmi Gazete´de ilan dilen 2197 sayılı bağzı vilayetlerin ilgası ve bazılarmın birleştirilmesi hakkındaki kanunun 20.03.1933 tarih ve 6-761 sayılı esbab-ı mucib lahiyasının 10. maddesinde şöyle denmektedir:

 

(Mesahai sathiyesi 5415 km2 olan Şebinkarahisar vilayetinin nüfusu 108 bin, varidat-ı umumiyesi 314.760 lira, mesarifi ise 383-340 lira olup varidatı mahalli ihtiyaca bile kifayet etmemektedir.

Bu vilayet coğrafiyesi itibariyle atiyen inkişaf edebilecek birhalde değildir.

Sivas hattının şimale temdidi halinde bile ancak SUŞEHRİ kazası bir derece inkişaf edebilir, ihracatı hemen yok gibidir. Askerî bir ehemmieti haiz değildir.

Gerek varidatının azlığı ve gerek iktisadiyatının bir vilayet merkezi mertebesinde inkişaf etmemesi gibi mühim sebeplerden dolayı halihazır şekliyle bir vilayet esvafına haiz değildir.

Binaenaleyh, mezkûr vilayetin lağvi ile yukarıda arz olunan iktisadî rabıta ve münasebet-i mevkiyeye nazaran Şebinkarahisar, Alucra kazalarının Giresun Vilayetine ve Mesudiye kazasının da Ordu Vilayetine ilhakı yukarıda arz edilen sebepler dolayısıyla zaruri görüldüğünden ilişik kanun layihası tanzim olunmuştur.

Şebinkarahisar nüfusundaki azalmadan dolayı XVIII-XIX yüzyıllarda Hıristiyan dini merkezi olan metropolitlik de Şebinkarahisar´dan Suşehri´ne kaydırılmıştır.

 

SUŞEHRİ´NİN İL OLMA İSTEĞİ

 

1923 yılı sonlarında 74 olan il sayısı Cumhuriyetin ilerleyen yıllarında 67´ye indirilmiş daha sonraki yıllarda ise il olmak isteyen ilçelerin etkinlikleri, demografik, siyasî, askeri ve stratejik koşullar gerekçesiyle yeniden artmaya başlamıştır. Bu zaman zarfında pek çok nahiye de kaymakamlık örgütleri kurulup farklı zamanlarda çıkan yasalarla ilçe düzeyine yükseltilmiştir. Suşehri ve Şebinkarahisar ilçeleri halkı il olma yolundaki uzun süren çabalarını dernekleşme ve vakıfların faaliyetleriyle yoğunlaştırarak önemli bir düzeye getirirken Suşehri´nin Akıncılar (Ezbider / Ezbider) ve Gölova (Ağvanıs) nahiyeleri önce belediye teşkilatlarını kurmuşlar (Gölova 13-6.1972) Gölova ve Akıncılar 9.Mayıs 1990 gün ve 3644 sayılı yasa ile ilçe statüsüne kavuşturulmuştur.

Koyulhisar ve Mesudiye´nin de istediği Suşehri´nin il olma girişimleri 1950´li yıllara kadar geri giderken, Şebinkarahisar da bu yarışta geri kalmamış, girişimlerde bulunmaya devam etmiştir. Suşehri ilçesi 1) Yörenin coğrafi ve topografik yapısı, 2) Demografik (nüfus) özellikleri, 3) Sanayiye yönelik tarımsal üretim potansiyeli, 4) Sivas ili ile ulaşım güçlükleri, 5) Yeni özel sanayi yatırım hamleleri, 6) Yöredeki muhtemel terör endişesinden kaynaklanan güvenlik, 7) Anadolu-İstanbul-Asya- Türk Dünyası ile ulaşım bağlantısı üzerinde olması nedeni ile il olma yolundaki çabalarında meşru zeminlere oturtmaktadır.

Tarihin erken dönemlerinden beri stratejik konumu ve nispeten dağlık Doğu Anadolu´nun hemen komşusu verimli Yeşilırmak ve Kelkit Vadisinin doğusundaki özel yeri Suşehir Koyulhisar Şebinkarahisar Akıncılar ve Gölova´yı hep yeni idarî, siyasî taksimatlarda değişik yerlere koymuştur.

Gelecekte de bu bölgede bir veya iki ilin teşkilat olarak kurulmuş olması tarihi geçmiş ile de çelişmediği son yıllarda daha çok ekonomik ve idari işler ve kamu hizmeti kayguları olan Türkiye´nin böyle bir coğrafyada yeni açılımlara neden olabilecektir.

Sayfa Üretim süresi :0,0508

© 2011 yenicekoy.com
Yenice Köyü Web Portalı http://www.yenicekoy.org

Tam Ekran